Sayfalar

18 Haziran 2010 Cuma

bibiyle..

geçen hafta sonu bibi geldi istanbuldan.. onunda tam final ortası 2 gün tatili wardı bunalmış.. çokda konuşucak şeyimiz vardı bayaa bi dedikodu yaptık.. onu ingilizce kursundan yeni arkadaşımşa tanıştırdım üstüne bide ne zamandır görüşmediğimiz Ö yani gevezeyle buluştuk.. onun hızlı konuşmasına güldük çok konuşuyor diye başımız ağrıdı falan:) ama özlemişiz eski günlerimizi andık.. o dağda piknik yaptığımız zamanları falan aslında nede güzelmiş o günler...

sonra ikimizde fark ettik ki aslında büyümüşüz.. saçlarımızı boyamak için ne kadar can atıyorduk ama şimdi kendi rengimize dönmek için çabalıyoruz falan.. artık klasikleşmiş bakım markalarımız war.. illaki saçımızı ben loreal marjinal.. o paletteyle boyuyor başka marka kullanmıyoruz ne biliyim işte kremde avon olsun tonikde vichy olsun.. bakınca böle hoşuma gitmedide değil hani.. vaz geçilmezlerimiz olmuş...

bide şeyden bahsettik bibi hayatını düzene koymuş artık, bayaa bi uzunca anlattı mesela sabah erken kalkıyormuş daha sonra kahvaltı yapıyormuş bi küçük makale tarzı bişey okuyormuş kendine gazeteden kupon biriktiriyormuş küçük bi kitaplık yapmak için bu yüzden her gün okula gittiğinde gazete alıyormuş akşam eve geldiğinde onun bulmacasını arkadaşıyla çözüp su dokusunu yanlız çözüyormuş daha sonra ingilizce dizilerden bir bölüm izlemeye vakit ayırıyormuş ve mutlaka yatmadan önce kitap okuyormuş.. ne güzel aslında kendide söylüyor artık günlerimin boş geçmediğine seviniyorum diyor..

benimde böle bişey yapmam lazım, zaten bana ajanda kullanmayıda o edindirmişti:))) neyse bende ona borcumu ödedim pudra kullanmasını akıl ettim şimdi yüzü terlemediği için bana habire teşekkür ediyor:D:D

canım sıkıldı ya... benimde sanki bi yerlerde bişeyler yapmam gerekiyor yada bişey olucak bişey yapıcam ve heh işte hayatımdaki eksiklik boşluk meğer buymuş dicekmişim gibi hissediyorum ama bakalım ne zaman:s

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder